İŞYERİNDE GÜVENLİK KAMERASIYLA SES KAYDI ALINMASI KVKK’YA AYKIRI MI?

İŞYERİNDE GÜVENLİK KAMERASIYLA SES KAYDI ALINMASI KVKK’YA AYKIRI MI?
6698 sayılı Kişisel Verilen Korunması Kanunu (KVKK), kişisel verilerin hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun, belirli açık ve meşru amaçlarla, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenmesini öngörüyor. Kişisel verilerin işlenebilmesi için gerekenler ise Kanun’un 5. Maddesi gereğince ilgili kişi veya kişilerin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zaruri olması.
İşyerlerinde güvenlik amacıyla kamera kullanılması, özellikle işyerinin ve çalışanların güvenliğinin sağlanması bakımından sıkça başvurulan yöntemlerden biri. Ancak kullanılan kameraların yalnızca görüntü değil, aynı zamanda ses kaydı da alması, kişisel verilerin korunması bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum oluşturuyor. Nitekim Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30.11.2023 tarihli ve 2023/2007 sayılı kararı da bu ayrımı açık biçimde ortaya koyuyor.
Karara konu olayda işveren bünyesinde şoför olarak çalışan kişi, işverenle arasında devam eden bir dava sırasında kendisine ait görüntü ve ses kayıtlarının dosyaya sunulması üzerine işyerinde görüntü ile birlikte ses kaydının da alındığını öğreniyor. Çalışan, kamera ve ses kaydı konusunda kendisine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, rızasının alınmadığını ve işyerinde sesli veya görüntülü kayıt yapıldığına ilişkin herhangi bir uyarı levhası bulunmadığını belirterek Kurula başvuruyor.
İşveren ise kameranın fiziksel mekan güvenliğinin sağlanması ve meydana gelebilecek olası kargaşaların önlenmesi amacıyla kullanıldığını belirtiyor. Ayrıca somut olayda ilgili çalışanın yönetime ve çalışma arkadaşlarına yönelik sözleri nedeniyle görüntü ve ses kaydının bir hakkın tesisi ve korunması amacıyla muhafaza edildiğini ve adli makamlara sunulduğunu ifade ediyor. İşveren, kamera kayıtları bakımından aydınlatma metinlerinin ve uyarı levhalarının bulunduğunu da savunuyor. Sonrasında ise ses kaydı alan kameranın değiştirilerek yalnızca görüntü kaydı alan bir kameranın kullanılmaya başlandığını belirtiyor.
Kurula göre, fiziksel mekan güvenliğinin sağlanması bakımından kamera ile görüntü kaydı alınması, bu amaca ulaşmak için yeterli. Ancak aynı amaçla ayrıca ses kaydı alınması, tek başına meşru menfaat kapsamında değerlendirilemiyor. Kurul, KVKK’nın 5/2-f maddesinde düzenlenen meşru menfaat şartının uygulanabilmesi için yalnızca veri sorumlusunun bir menfaatinin bulunmasının yeterli olmadığını; veri işlemenin aynı zamanda bu menfaate ulaşılması bakımından zorunlu olması ve aynı sonuca kişisel veri işlenmeksizin başka bir yöntemle ulaşılmasının mümkün olmaması gerektiğini belirtiyor.
Kararda bu husus, “halihazırda kamera ile görüntü kaydı alınması, güvenliği sağlama amacı ile bağdaşmakta ve bu amacı gerçekleştirmeye yeterli olmakta iken ilaveten ses kaydı alınmasında Veri Sorumlusunun meşru menfaatinin bulunmadığı” şeklinde ifade ediliyor.
Dolayısıyla Kurul açısından belirleyici olan, kameranın güvenlik amacıyla kullanılıp kullanılmadığından ziyade, aynı güvenlik amacının ses kaydı alınmaksızın gerçekleştirilebilip gerçekleştirilemeyeceğidir. Nitekim somut olayda da görüntü kaydı güvenliğin sağlanması için yeterli görülmüş, bu sebeple ayrıca ses kaydının alınmasını gerekli görmemiştir
Kararın dikkat çekici bir diğer yönü ise aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin. İşveren, görüntü kayıtları bakımından aydınlatma metinlerinin ve kamera uyarı levhalarının bulunduğunu ileri sürmüş olsa da Kurul, ses kaydı bakımından ayrıca aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini incelemeye gerek görmüyor. Çünkü Kurula göre öncelikle veri işlemenin hukuki dayanağının bulunması gerekiyor. Hukuki bir işleme şartına dayanmayan veri işleme faaliyeti bakımından aydınlatmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının ayrıca değerlendirilmesi söz konusu olmuyor.
Sonuç olarak Kurul, bu kapsamda veri sorumlusu hakkında Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık nedeniyle, 18. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 125.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar veriliyor. Ayrıca hukuka aykırı olarak işlenen ses verilerinin imha edilmesi ve Kurula bilgi verilmesi yönünde talimat veriliyor.
İlgili karar, işyerlerinde güvenlik kamerası kullanılmasını genel olarak yasaklayan bir karar değil. Kurulun ortaya koyduğu yaklaşım; eğer güvenlik amacı ses kaydı alınmaksızın gerçekleştirilebiliyorsa, yalnızca kameranın ses kaydı yapabiliyor olması bu verilerin işlenmesi için yeterli bir hukuki dayanak oluşturmuyor. Bu nedenle işverenlerin kamera sistemlerini yalnızca görüntü kaydı bakımından değil, ses kaydı özelliği bulunup bulunmadığı yönünden de değerlendirmesi gerekiyor.
Önemle belirtmek gerekir ki bu yazıdaki bilgilerin tamamı genel bir bilgilendirme içermekte olup hukuki danışmanlık ve reklam gibi algılanmamalıdır. Yaşanılan her bir olay ve uyuşmazlığın bağımsız biçimde ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Ayrıca her bir hukuki konu ve meselenin çözümü uzman bilgisi gerektirmektedir. Bu sebeple de karşı karşıya kaldığınız hukuki uyuşmazlıklar ve olaylar için yetkin bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı, Yargıya taşınan uyuşmazlıklar açısından da dosyalarınızı yetkin bir avukat aracılığı ile takip etmenizi öneririz.
İletişim Formu
YASAL UYARI
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.









