AYM Boşanmak İçin 3 Yıl Bekleme Kuralını İptal Etti

AYM Boşanmak İçin 3 Yıl Bekleme Kuralını İptal Etti
7 Haziran 2024

BOŞANMAK İÇİN 3 YIL BEKLEME KURALI ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLDİ

Anayasaya Mahkemesi tarafından 22.02.2024 tarihinde iptal edilen Türk Medeni Kanununun md. 166/4 hükmüne göre; ‘’Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.’’

 

          Hükümde göre eşlerden birinin genel veya özel herhangi bir boşanma sebebine dayanarak açtığı boşanma davasının hakim tarafından reddedilmesi ve tarafların boşanamaması halinde, eşlerin ortak hayatı tekrar kuramamaları durumunda boşanabilmek için 3 yıl beklemeleri öngörülmekteydi. 

 

Ancak Anayasa Mahkemesi bu hükmü ölçülü ve orantılı olmadığı gerekçesiyle 22.02.2024 tarihinde iptal etti. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararında boşanmak istemenin de evlilik gibi özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkıyla doğrudan ilgili olduğu ve beklenmesi gereken 3 yıllık fiili ayrılık süresinin ölçülülük ve orantılılık ilkelerini ihlal ettiğini dolayısıyla sürenin kısaltılması gerektiğine değinilmek istenmektedir.

 

Kararın gerekçesinde; ‘’...kuralda ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesi gerektiği öngörülmüştür. Buna göre boşanma kararı verilebilmesi için kuralda öngörülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı hâllerde makul olmayan bir süre boyunca ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkân tanınmadığı görülmüş ve ortak hayatın yeniden kurulamadığı hâllerde evlilik birliğini uzun bir süre boyunca sona erdiremeyen ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği anlaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aile kurumunu koruma amacı arasında makul bir denge sağlamayan kuralın ölçülülük ilkesini orantılılık alt ilkesi yönünden ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.’’ ifadelerine yer verilmiştir.

 

Ancak şu anki haliyle boşanma davasının reddedilerek kesinleşmesine rağmen tarafların 3 yıllık fiili ayrılıkla evlilik birliğini yeniden kuramamış olması sonucunda boşanmalarına olanak sağlayan hüküm iptal edilmiş oldu. Özetle yeni bir düzenleme getirilmezse tarafların ancak anlaşarak yahut özel boşanma nedenlerinin varlığını ispatlayarak veya evlilik birliğinin temelden sarsılmış ve ortak hayatın devamının çekilmez olduğuna dair kanaat getirilmiş olması koşulu ile boşanabileceğini söylemek mümkündür.

 

Hükmün doğrudan iptali neticesinde iptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Dolayısıyla iptal kararı halihazırda geçerli değil ve hüküm iptal edilmemiş gibi bir süre daha  uygulanmaya devam edilecek. Ancak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar (19/1/2025) yasama tarafından yeni bir düzenleme yapılmaz ise boşanmanın daha da zorlaştırılmış olacağını kabul etmek gerekir.

İçeriklerimiz

İŞYERİNDE GÜVENLİK KAMERASIYLA SES KAYDI ALINMASI KVKK’YA AYKIRI MI? - blog-10

İŞYERİNDE GÜVENLİK KAMERASIYLA SES KAYDI ALINMASI KVKK’YA AYKIRI MI?

İşyerlerinde güvenlik amacıyla kamera kullanılması, özellikle işyerinin ve çalışanların güvenliğinin sağlanması bakımından sıkça başvurulan yöntemlerden biri. Ancak kullanılan kame...

KAMU ARACININ KARIŞTIĞI TRAFİK KAZASINDA TAZMİNATTAN SORUMLU TARAF KİMDİR? - blog-9

KAMU ARACININ KARIŞTIĞI TRAFİK KAZASINDA TAZMİNATTAN SORUMLU TARAF KİMDİR?

Aracı kullanan kişinin kamu görevlisi olması ve kazanın görevin ifası sırasında meydana gelmesi halinde olay, yalnızca TBK ve KTK hükümleri çerçevesinde değerlendirilemez. Kamu gör...

EVLENME SİMSARLIĞI NEDİR? - evlenme-simsarligi-nedir

EVLENME SİMSARLIĞI NEDİR?

Evlenme simsarlığında amaç, evlenmek isteyen kişinin uygun bir kişiyle tanışmasını sağlamak veya tarafların bir araya gelmesine aracılık etmektir. Bu faaliyetin kendisi hukuka ya d...

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI - blog-8

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI

Kira sözleşmesi, bir malın kullanımının belirli bir bedel karşılığında kiracıya bırakılmasını konu alan sözleşmedir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan süre bo...

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR? - blog-7

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR?

Vergi kayıp ve kaçağının ortaya çıkarılması yalnızca vergi idaresinin yaptığı inceleme ve denetimlerle sınırlı değildir. Bazı durumlarda üçüncü kişiler tarafından yapılan ihbarlar ...

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.