TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ
28 Ağustos 2026

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ: YAPAY ZEKADAN FAYDALANILARAK YAZILAN İLK GEREKÇELİ KARAR

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tartışılmaya devam ediyor. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.04.2026 tarihli, 2025/976 E. ve 2026/413 K. sayılı kararı bu tartışma bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturdu.

Uyuşmazlığın konusu, Hollanda’da verilen bir mahkeme kararının Türkiye’de tanıma ve tenfiz istemine ilişkindi. Mahkeme, Türkiye ile Hollanda arasındaki karşılıklılık durumunu ve Hollanda hukukundaki uygulamayı araştırırken yabancı mahkeme kararlarına ve Hollandaca hukuk kaynaklarına başvurdu. Kararı farklı kılan ise bu araştırma sırasında yapay zekadan yararlanıldığının gerekçeli kararda açıkça yazılmış olmasıydı.

Mahkemenin açıklamasına göre yapay zeka; davacının dayandığı Hollanda mahkeme kararlarının teyidi, yabancı hukuk kaynaklarına ulaşılması ve Hollandaca hukuki metinlerin Türkçeye çevrilmesi aşamalarında yardımcı bir araç olarak kullanıldı. Mahkeme bu kullanımı, karar verme yetkisinin teknolojiye bırakılması şeklinde değil, araştırmayı kolaylaştıran teknik bir destek olarak gördü ve “hesap makinesi kullanımı” ile karşılaştırdı.

Kararda bu sınır özellikle korunuyor. Hukuki yorumun yapılması, delillerin değerlendirilmesi, vicdani kanaatin oluşması ve nihai kararın verilmesi hakimin görev ve sorumluluğunda bırakılmış durumda. Başka bir ifadeyle yapay zeka araştırma ve çeviri aşamasında devreye giriyor, yargısal değerlendirmeyi yapan ve kararın sorumluluğunu taşıyan ise yine hakim.

Yapay zekadan elde edilen sonuçların olduğu gibi kabul edilmediği de kararda ayrıca belirtiliyor. Mahkeme, yapay zeka aracılığıyla ulaşılan bilgileri bağımsız kaynaklardan kontrol ettiğini ve yapay zekanın eksik ya da hatalı sonuç verebileceğini göz önünde bulundurduğunu ifade ediyor. Özellikle yabancı dildeki hukuki metinlerin çevirisinde hata ihtimali bulunduğu kabul edilmiş, böyle bir hatanın gerekçeye yansıması halinde tarafların bunu kanun yolu aşamasında tartışabileceği de belirtilmiş.

Kararın bir başka yönü de yapay zeka kullanımının gizlenmemesi. Mahkeme, araştırmada kullanılan kaynak ve bağlantıların kayıt altına alındığını, böylece yapılan işlemin üst derece mahkemesince denetlenebilir hale getirildiğini açıklıyor. Bunun yanında herhangi bir kişisel verinin yapay zeka sistemiyle paylaşılmadığı da özellikle vurgulanıyor.

Mahkeme bu yaklaşımını açıklarken Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 10.09.2024 tarihli ve 2024/108 sayılı “Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımında Kamu Görevlilerinin Uyması Gereken Etik Davranış İlkeleri” kararındaki şeffaflık, hesap verebilirlik, doğruluk kontrolü, gizlilik ve insan merkezlilik ilkelerine de değiniyor. Bununla birlikte yargı mensupları 5176 sayılı Kanun’un kapsamı dışında olduğundan, söz konusu İlke Kararı hakimler açısından doğrudan bağlayıcı bir yargı etiği düzenlemesi niteliğinde değil. Burada daha çok mahkemenin kendi kullanım biçimini açıklarken başvurduğu bir etik çerçeveden söz etmek mümkün.

Kararın önemi, yapay zekanın yargılamada kullanılmasının her durumda “kararı yapay zekanın vermesi” anlamına gelmediğini göstermesinde yatıyor. Mahkemenin benimsediği modelde teknoloji, hakimin yerine geçen bir karar mercii değil; yabancı kaynaklara erişimi ve hukuki araştırmayı kolaylaştıran yardımcı bir araç. Şeffaflık, doğrulama, kişisel verilerin korunması ve nihai değerlendirmenin hakim tarafından yapılması ise bu kullanımın temel sınırları olarak öne çıkıyor.

Bu yaklaşım, aynı uyuşmazlık bakımından ilk kez 2026 yılında benimsenmiş değildir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.05.2025 tarihli önceki kararında da yapay zekâ kullanımına ilişkin benzer açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usuli nedenlerle kaldırılmasının ardından yapılan yeniden yargılamada Mahkeme, 30.04.2026 tarihli kararında da aynı yaklaşımını sürdürmüştür. Bununla birlikte, bu karar henüz kesinleşmiş olmayıp üst yargı denetimine açıktır.

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.04.2026 tarih, 2025/976 E., 2026/413 K.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 15.05.2025 tarih, 2023/856 E., 2025/415 K.

İçeriklerimiz

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı - blog-2

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 10 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyuru ile ilaç geri ödeme sistemini doğrudan ilgilendiren önemli bir yargı kararını kamuoyuna açıkladı. Danışta...

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI - blog-1

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi? - trafik-kazasinda-zarar-goeren-kask-kamerasi

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında zarar gören kask kamerası ve ekipmanlar yönünden, zarar miktarı tam belirlenemese de tazminat talebinin reddedilemeyeceğini değerlen...

İhtiyari Arabuluculukta Telekonferans ve İrade Sakatlığı - ihtiyari-arabuluculukta-telekonferans

İhtiyari Arabuluculukta Telekonferans ve İrade Sakatlığı

Yargıtay’a göre, ihtiyari arabuluculuk görüşmesinin işveren şantiyesinde telekonferansla yapılması, tek başına irade sakatlığı sayılmaz ve tutanağın iptalini gerektirmez.

Anayasa Mahkemesi’nden 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 27/6. Maddesine İlişkin İptal Kararı - 5684-sayili-sigortacilik-kanunu-nun-27-6-maddesine-iptal-karari

Anayasa Mahkemesi’nden 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 27/6. Maddesine İlişkin İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, 5684 sayılı Kanun’un 27/6. maddesindeki meslekten men düzenlemesini iptal etti. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.