İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI
8 Haziran 2026

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın da (işveren) buna karşılık ücret ödemeyi üstlendiği, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8. maddesinde tanımlanan özel bir anlaşmadır. İşçi ile işveren arasındaki ilişkinin temelini “iş görme” ve “ücret ödeme” borçları oluşturur. İşçinin asli yükümlülüğü olan iş görme borcunu mazeretsiz olarak yerine getirmemesi, yani devamsızlık yapması işveren için belirli koşullar altında haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendi uyarınca, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın:

  • Ardı ardına 2 iş günü, veya
  • Bir ay içinde 3 iş günü, veya
  • Bir yılda toplam 30 iş günü

işe devam etmemesi halinde, işveren sözleşmeyi bildirimsiz (ihbarsız) olarak feshedebilir.

 

YARGITAY’IN DEVAMSIZLIK KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI

 

            Her devamsızlık olayı haklı fesih sonucunu doğurmamaktadır. Yargıtay kararları incelendiğinde, devamsızlığın haklı fesih sebebi oluşturabilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiği görülmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işçinin işe gelmemesinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının araştırılmasıdır. Zira iş hukukunda amaç yalnızca iş düzenini korumak değil, aynı zamanda işçinin haklarını da güvence altına almaktır. 

            Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/10624 E., 2021/14900 K. sayılı kararı da “haklı mazeret” kavramının önemli örneklerinden biridir. Somut olayda davacı işçi, kaçarak evleneceğini iş yerindeki üstlerine sözlü olarak bildirerek devamsızlık yapmıştır. İşveren, işçinin devamsızlığı üzerine noter aracılığıyla ihtarname göndermiş, mazeret bildirmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini feshetmiştir. 

            İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme ilk kararında davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ilk incelemede, devamsızlığın işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yerel mahkemenin direnme kararı vermesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na taşınmıştır.

            Hukuk Genel Kurulu, somut olayın kendine özgü koşullarını dikkate alarak devamsızlığın “makul süre” içinde ve evlilik gibi hayatın olağan akışına uygun bir nedenle gerçekleştiğini kabul etmiştir. Kurul, işçinin evlilik için resmi işlemleri yaptığını ve bu dönemde işe devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını ve bu nedenle devamsızlığın haklı bir mazerete dayandığını belirtmiştir.

 

KARARIN DAYANDIĞI TEMEL İLKELER

             

            Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararı, devamsızlık nedeniyle yapılan fesihlerde yalnızca şekli koşullar üzerinden değerlendirilmemesi, somut olayın sosyal gerçekliğini ve işçinin içinde bulunduğu özel şartların da hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirme kıstasında yer alması gerektiğinin önemini vurgulamaktadır. Bu kararla birlikte iş hukukunun temel ilkelerinden biri olan işçi lehine yorum anlayışının somut bir yansıması ortaya çıkmıştır.

            Kanaatimizce söz konusu karar, işverenin iş düzenini koruma hakkı bulunsa da, işçinin iradesi dışında veya makul kabul edilebilecek sebeplerle işe devam edemediği durumlarda daha esnek bir değerlendirme yapılması gerektiği açıktır. Özellikle evlilik, sağlık sorunları veya zorunlu ailevi durumlar gibi hayatın olağan akışı içinde kabul edilebilecek mazeretlerin varlığı hâlinde, salt devamsızlık olgusuna dayanılarak yapılan fesihlerin haksız sayılma riski bulunmaktadır.

            Yargıtay’ın bu kararı, haklı mazeret kavramının sınırlarının belirlenmesi bakımından önem taşımakta olup, iş hukukunda somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Devamsızlık nedeniyle fesih hakkının mutlak olmadığını, her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır.

İçeriklerimiz

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI - blog-8

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI VE KİRACININ TAZMİNAT HAKKI

Kira sözleşmesi, bir malın kullanımının belirli bir bedel karşılığında kiracıya bırakılmasını konu alan sözleşmedir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan süre bo...

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR? - blog-7

VERGİ İHBAR İKRAMİYESİ NEDİR?

Vergi kayıp ve kaçağının ortaya çıkarılması yalnızca vergi idaresinin yaptığı inceleme ve denetimlerle sınırlı değildir. Bazı durumlarda üçüncü kişiler tarafından yapılan ihbarlar ...

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı - blog-2

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 10 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyuru ile ilaç geri ödeme sistemini doğrudan ilgilendiren önemli bir yargı kararını kamuoyuna açıkladı. Danışta...

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI - blog-1

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi? - trafik-kazasinda-zarar-goeren-kask-kamerasi

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında zarar gören kask kamerası ve ekipmanlar yönünden, zarar miktarı tam belirlenemese de tazminat talebinin reddedilemeyeceğini değerlen...

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.