Yabancıların Çalışma ve Oturma İzni Alması

Yabancıların Çalışma ve Oturma İzni Alması
24 Ekim 2024

YABANCILARIN ÇALIŞMA VE OTURMA İZNİ ALMASI

;

Yabancıların Çalışma İzni

 

Yabancıların çalışma iznine ilişkin  esaslar 6735 Sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nda düzenlenmiştir. Çalışma kısıtlaması olmayan yabancılar, ülkemizde çalışabilmek için çalışma izni almak zorundadır. Çalışma izni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından verilir.

Çalışma İzni Türleri

 

  • Süreli Çalışma İzni: En çok bir yıllığına verilir. Aynı işverene bağlı çalışacak yabancı için en fazla iki yıla kadar uzatılabilir. Daha sonraki uzatma başvurularındaysa en çok üç yıla kadar çalışma izni verilebilir. Ancak farklı bir işveren için başvuru yapılırsa bu uzatma değil yeni bir başvuru olur.
  • Süresiz Çalışma İzni: Uzun dönem ikamet iznine sahip olanlara ve Türkiye’de en az sekiz yıl kanuni çalışma izni olan yabancılara çalışma izni verilebilir. Süresiz çalışma izni olan yabancılar bazı istisnaları olsa da Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanırlar.
  • Bağımsız Çalışma İzni: Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği madde 29’da düzenlenmiştir. Yabancılara Türkiye’ de kendi ad ve hesabına çalışma hakkı veren izindir.

 

Çalışma İzni Başvurusu

 

  • Yurtiçinden yapılan çalışma izni başvurusu: Doğrudan Türkiye’den yapılacak başvurularda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurulur. Kural olarak yabancıların Türkiye’den başvuru yapabilmesi için yasal olarak en az altı ay süreli geçerli bir ikamet izninin olması gerekir.
  • Yurtdışından yapılan çalışma izni başvurusu: Yabancının vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliklerine veya başkonsolosluklarına başvuru yapılır.
  • Çalışma iznine sahip olan yabancı istediği her iş yerinde veya işletmede çalışamaz çünkü çalışma izinleri belirli iş ve işletmeler için verilir.

Yabancıların Oturma İzni

 

İkamet (oturma) izni, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 19. maddesinde ‘’Türkiye’de, vizenin ya da vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. Oturma izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder.” şeklinde tanımlanmıştır.

Türkiye’de İkamet İzni Alma Genel Şartları

 

Türkiye’ye girişine izin verilmeyen veya vize verilmeyen kişilerden olmamak genel şarttır.

 

İkamet İzni Çeşitleri

 

Kısa dönem ikamet izni: Kısa dönem ikamet izni, Türkiye’de vize süresi veya vize muafiyeti süresinden daha uzun bir süre boyunca kalmak isteyen ve YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU(YUKK) madde 32’deki şartları sağlayan yabancıların başvurabileceği oturma izni çeşididir.

 

Kısa dönem oturma izni alma şartları şunlardır:

  • YUKK 31/1’de sayılan gerekçelerden birini veya birkaçını ileri sürerek talepte bulunmak ve bu talebe ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmek,
  • YUKK 7’de belirtilen, Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyen yabancılardan biri olmamak,
  • Genel sağlık ve güvenlik standartlarına uygun barınma şartlarına sahip olmak,
  • İstenilmesi halinde, vatandaşı olduğu veya yasal olarak ikamet ettiği ülkenin yetkili makamları tarafından düzenlenmiş adli sicil kaydını gösteren belgeyi sunmak,
  • Türkiye’de kalacağı adres bilgilerini vermek.

 

Uzun dönem ikamet izni: Uzun dönem ikamet izni, Türkiye’de kesintisiz en az 8 yıl ikamet (oturma) izniyle kalmış olan ya da İçişleri Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu bazı şartları yerine getiren yabancılara verilen süresiz ikamet iznidir. Uzun dönem ikamet izni sahibi yabancı kişi, harç ücreti ödemeksizin süresiz olarak ikamet (oturma) iznine hak kazanır.

 

Uzun dönem ikamet izni almak için YUKK m.43’te belirlenen şartların sağlanması gerekir.  Uzun dönem ikamet izni alma şartları şunlardır:

  • Kesintisiz en az 8 sene ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak,
  • Son 3 yıl içerisinde sosyal yardım almamış olmak, 
  • Yabancının kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak, 
  • Geçerli sağlık sigortasına sahip olmak,
  • Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturmamak.

 

Öğrenci oturma izni: Öğrenci ikamet izni, Türkiye’de bir yükseköğretim kurumunda ön lisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora öğrenimi görecek yabancı öğrencilere verilen ikamet iznidir. İlk ve orta derecede öğrenim görecek yabancılara da, bakım ve masrafları gerçek veya tüzel kişi tarafından üstlenilmesi kaydı ve velilerinin veya yasal temsilcilerinin muvafakatiyle, öğrenimleri süresince öğrenci oturma (ikamet) izni verilebilir.

 

Aile oturma izni: Aile ikamet izni; Türk vatandaşlarının veya ikamet iznine sahip olan yabancıların yabancı eşine, kendisinin veya eşinin ergin olmayan yabancı çocuğuna ya da bağımlı yabancı çocuğuna verilen oturum iznidir. Bu oturum izni aynı zamanda, mültecilerin ve ikincil koruma statüsü sahiplerinin, kendisinin veya eşinin ergin olmayan yabancı çocuğuna daverilir.

 

 

 

Önemle belirtmek gerekir ki bu yazıdaki bilgilerin tamamı genel bir bilgilendirme içermekte olup hukuki danışmanlık ve reklam gibi algılanmamalıdır.  Yaşanılan her bir olay ve uyuşmazlığın bağımsız biçimde ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Ayrıca her bir hukuki konu ve meselenin çözümü uzman bilgisi gerektirmektedir. Bu sebeple de karşı karşıya kaldığınız hukuki uyuşmazlıklar ve olaylar için yetkin bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı, Yargıya taşınan uyuşmazlıklar açısından da dosyalarınızı yetkin bir avukat aracılığı ile takip etmenizi öneririz. Yukarıdaki makale ile ilgili olarak veya her türlü hukuki destek ve danışmanlık için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İçeriklerimiz

Yargıtay HGK: Döviz Cinsinden Süresiz Nafaka, 18 Yıl Sonra Hakkaniyet Gereği Uyarlanabilir - doeviz-cinsinden-sueresiz-nafaka-18-yil-sonra-hakkaniyet-geregi-uyarlanabilir

Yargıtay HGK: Döviz Cinsinden Süresiz Nafaka, 18 Yıl Sonra Hakkaniyet Gereği Uyarlanabilir

Yargıtay HGK, 18 yıl sonra döviz cinsinden süresiz nafakanın tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre uyarlanabileceğine hükmetti. Karar, nafaka davaları ve uyarlama talepler...

Trafik Kazalarında Kusur Tespitinde Çarpışma Noktasının Belirleyici Rolü - trafik-kazalarinda-kusur-tespitinde-carpisma-noktasinin-belirleyici-rolue

Trafik Kazalarında Kusur Tespitinde Çarpışma Noktasının Belirleyici Rolü

Trafik kazalarında kusur tespiti yapılırken araçların çarpışma noktası kritik öneme sahiptir. Yargıtay kararlarında da çarpışma yönü, hız ve kavşak önceliği kusur oranını doğrudan ...

HGK Kararı: Trafik Kazalarında Kusur Oranı Belirlenemediğinde %50-%50 Kusur Paylaşımı - trafik-kazalarinda-kusur-orani-belirlenemediginde-50-50-kusur-paylasimi

HGK Kararı: Trafik Kazalarında Kusur Oranı Belirlenemediğinde %50-%50 Kusur Paylaşımı

Trafik kazalarında kırmızı ışık ihlali ispatlanamazsa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre taraflar %50-%50 kusurlu sayılır. Bu içtihat tazminat davaları için önemlidir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik: Araçlarda Kamera ve Takip Sistemi Zorunluluğu - karayollari-trafik-yoenetmeliginde-degisiklik-araclarda-kamera-ve-takip-sistemi-zorunlulugu

Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik: Araçlarda Kamera ve Takip Sistemi Zorunluluğu

Karayolları Trafik Yönetmeliği değişikliği ile araçlarda kamera, takip sistemi ve acil buton zorunluluğu getirildi. Yeni düzenleme güvenlik ve trafik denetimi açısından önem taşıyo...

Yargıtay: Ehliyetsizlik Tek Başına Müterafik Kusur İndirimi Sebebi Değildir, İlliyet Bağı Şart - ehliyetsizlik-tek-basina-mueterafik-kusur-indirimi-sebebi-degildir-illiyet-bagi-sart

Yargıtay: Ehliyetsizlik Tek Başına Müterafik Kusur İndirimi Sebebi Değildir, İlliyet Bağı Şart

Yargıtay, ehliyetsizliğin tek başına müterafik kusur indirimi nedeni olamayacağını açıkladı. İndirimin geçerli olabilmesi için kazayla illiyet bağı somut delillerle ispatlanmalı.

Yargıtay: İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Arabuluculuk, Tahliye Hakkı Doğduktan Sonra Yapılmalı - ihtiyac-nedeniyle-tahliyede-arabuluculuk-tahliye-hakki-dogduktan-sonra-yapilmali

Yargıtay: İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Arabuluculuk, Tahliye Hakkı Doğduktan Sonra Yapılmalı

Yargıtay 3. HD, ihtiyaç nedeniyle tahliyede zorunlu arabuluculuk başvurusunun tahliye hakkı doğduktan sonra yapılması gerektiğine karar vererek yanlış başvuru zamanlamasının davayı...

Anayasa Mahkemesi’nden Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Önemli Hak İhlali Kararı  - anayasa-mahkemesi-nden-kisisel-verilerin-korunmasina-iliskin-oenemli-hak-ihlali-karari

Anayasa Mahkemesi’nden Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Önemli Hak İhlali Kararı

Anayasa Mahkemesi, kişisel sağlık verilerinin üçüncü kişilerle paylaşılması konusunda önemli bir hak ihlali kararı verdi. 05.08.2025 tarihli karar, kişisel verilerin korunması açıs...

Uzun Süreli Araç Kiralamada Trafik Kazası ve İşleten Sıfatının Belirlenmesi - uzun-suereli-arac-kiralamada-trafik-kazasi-ve-isleten-sifatinin-belirlenmesi

Uzun Süreli Araç Kiralamada Trafik Kazası ve İşleten Sıfatının Belirlenmesi

Uzun süreli araç kiralamada trafik kazası halinde husumet, işleten sıfatı ve sorumluluk tartışması; kira sözleşmesinin üçüncü kişilere etkisi ve fiili hâkimiyet Ankara BAM kararıyl...

Sahte Reçetelerde Eczacının Sorumluluğu ve Rücu Hakkı - sahte-recetelerde-eczacinin-sorumlulugu-ve-ruecu-hakki

Sahte Reçetelerde Eczacının Sorumluluğu ve Rücu Hakkı

Sahte reçete nedeniyle reçete bedeli eczacı üzerinde bırakılabilir. Eczacı zararı, sahtecilik eylemini gerçekleştiren kişilerden rücu yoluyla talep edebilir.

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.