Dava şartı arabuluculuk müessesesi, 28/07/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a eklenen 73/A maddesi ile tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme ile, tüketici mahkemelerinde veya tüketici mahkemesi oluşturulmayan yerlerde, tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ancak, kanun hükmünde belirtilen bazı hususlar istisna olarak kabul edilmiş ve dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında tutulmuştur.
Yine, Hukuk Uyuşmazlıkları Arabuluculuk Kanunu'ndaki ilgili hükümlerin, tüketicinin korunması esasından hareketle, tüketiciler aleyhine uygulanamayacağı özellikle belirtilmiştir.
"Dava şartı arabuluculuk" başlığını taşıyan, TKHK. md. 73/A- Ek: 22.07.2020-7251/59 hükmü şu şekilde düzenlenmiştir:
“Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz:
a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
c) 73’üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar
ç) 74’üncü maddede belirtilen davalar
d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar
(2) 07.06.2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.
(3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, tarafların katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez.
(4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde, arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedilir.”
Tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculukla ilgili yapılan bu düzenlemenin, iş ve ticari uyuşmazlıklardaki zorunlu arabuluculuk düzenlemelerinden farklı olduğu gözlemlenmektedir. Tüketici uyuşmazlıklarında, uyuşmazlığın kapsamı, niteliğine göre değil, hangi mahkemede görüleceğine göre belirlenmiştir.
Tüketici uyuşmazlıkları için getirilen "Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" (TKHK.m.73/A-1) hükmü gereği, öncelikle tüketici mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıkların belirlenmesi gerekir.
Bir uyuşmazlıkta, hem Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un uygulanabilirliğinin hem de tüketici mahkemelerinin görev alanının tespiti, "tüketici işlemi" ve "tüketiciye yönelik uygulamalar" kriterlerine göre yapılır. Zira TKHK.m.73/1 uyarınca, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek olan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." Aynı şekilde, Kanun’un 2. maddesi de, "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" ifadesiyle, tüketici hukukunun kapsamını çizmektedir.
Dava şartı arabuluculuğun, tüketici mahkemelerinin görev alanına giren her türlü uyuşmazlığı kapsaması, özellikle "tüketici işlemi" ve "tüketiciye yönelik uygulamalar" kavramlarının doğru bir şekilde tespit edilmesini zorunlu kılmaktadır.