Davadan feragatin usulü Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 309 ve 310’da düzenlenmiştir. Hükümlere göre;
“Feragat ve kabulün şekli
MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat ve kabulün zamanı
MADDE 310- (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.”
Davadan feregat davanın görülmekte olduğu mahkemeye verilecek bir dilekçe ile olur. Davacı asil bu işlemi kendisi yapabileceği gibi avukatına vereceği bir yazılı talimat ile vekaleten yapılması da mümkündür. Aynı şekilde davadan feragatin yargılama-duruşma sırasında sözlü olarak yapılması da mümkündür.
Feragatin geçerli olması için karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne ihtiyaç yoktur.
Feragat beyanının geçerli olması herhangi bir kayıt ve şart içermemesine bağlıdır. Aksi takdirde mahkeme tarafından kabul edilmeyecektir. Koşula bağlı bir feragat ancak bir sulh teklifi olarak nitelendirilebilir.
Davadan feragat durumunda feragat eden davacı yargılama neticelendirilmiş ve haksız çıkmışçasına yargılama giderlerini ödemeye yükümlüdür.