Yargıtay'a Göre İnşaat Sigortasının Kapsamı

Yargıtay'a Göre İnşaat Sigortasının Kapsamı
4 Kasım 2024

YARGITAY’A GÖRE İNŞAAT SİGORTASININ KAPSAMI

 

İnşaat sigortası, yeni inşaat edilen yapıların inşaat esnasında maruz kalacağı olaylar sonucunda göreceği zararların maddi karşılığını sağlayan sigorta türüdür. İnşaat döneminin sorunsuz ve hasarsız atlatılmasını ve finansal güvenliği sağlar. İnşaat sahasında gerçekleşen ve poliçe üzerinde belirtilmeyen ani ve beklenmedik tüm hasar ve zararları karşılar.  Bu sigorta, yangın, patlama, hırsızlık, doğal afetler, makine kırılması ve iş kazaları gibi olaylara bağlı maddi hasarları içerir. Bu sebepler yapının kendisinde bir zarara sebebiyet vermediyse sigorta şirketinin bir sorumluluğu yoktur. Yargıtay da bir kararında bunu doğrulamıştır.

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/7416 E.  2022/4378 K.  Sayılı 02.06.2022 tarihli ilamında İnşaat sigortası bir mal sigortası olup, inşaat sigortasının konusunu, inşaa edilmekte olan yapı ve bu inşa eserini meydana getirmek üzere kullanılan malzemeler üzerindeki menfaat oluşturur. İnşaata devam edilememesi nedeniyle uğranılan zarar, doğrudan teminat altına alınan eşyaya ilişkin bir zarar değildir, taleplerin reddi gerekir. 

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/7416 E.  2022/4378 K.  02.06.2022 tarihli ilamında ise;

 

"....Dava, inşaatın durdurulması nedeniyle inşaat için yapılan masrafların, inşaat tüm riskler sigorta poliçesi kapsamında tazminine ilişkindir. Taraflar arasında davacı şirketin ... ada ... parsel sayılı taşınmazda yapmayı üstlendiği inşaat ile ilgili, 07/02/2011 - 2012 tarihini kapsayan inşaat tüm riskler sigorta poliçesi düzenlendiği, yer kayma ve çökme rizikosunun da teminat kapsamında olduğu, 16/06/2011 tarihinde yaşanan yağış nedeniyle bölgede heyelan meydana geldiği, ancak sigortalı inşaatta heyelan nedeniyle bir zarar oluşmadığı, bununla birlikte, ... Belediyesi’nin 16/12/2011 tarihinde inşaat faaliyetlerinin durdurulmasına karar verdiği, davacının inşaatın başlatılması için idareye yaptığı başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, inşaatın durdurulması işleminin iptali için dava açtığı, davanın reddedildiği, Bakanlar Kurulu kararı ile 2014 yılında inşaat konusu taşınmazın afete maruz bölge ilan edildiği, bunun üzerine davacı tarafın inşaata devam edilemeyeceği ve zararın kesinlik kazandığı gerekçesiyle inşaat için yapılmış masrafların sigorta poliçesi kapsamında tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. İnşaat Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi; "Bu sigorta, konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder” hükmünü düzenlemektedir. Bu hüküm uyarınca sigortacının sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için her şeyden önce sigortanın konusunu teşkil eden değerlerin sigorta süresi zarfında zıya veya hasara uğramış olması gerekir. İnşaat sigortası bir mal sigortası olup, inşaat sigortasının konusunu, inşaa edilmekte olan yapı ve bu inşa eserini meydana getirmek üzere kullanılan malzemeler üzerindeki menfaat oluşturur. Somut olayda, davacı tarafından yapımı üstlenilen inşaatın veya inşa eserini meydana getirmek üzere kullanılan malzemelerin bizzat kendisinde, özünde bir eşyaya ilişkin bir zarar veya zıyaı meydana gelmemiş olup, davacı inşaata devam edilememesi nedeniyle boşa giden inşaat masrafını talep etmektedir. Ve bu zarar eşyaya ilişkin bir zarar değildir. Dolayısıyla, meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir...."

 

 

 

Önemle belirtmek gerekir ki bu yazıdaki bilgilerin tamamı genel bir bilgilendirme içermekte olup hukuki danışmanlık ve reklam gibi algılanmamalıdır.  Yaşanılan her bir olay ve uyuşmazlığın bağımsız biçimde ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Ayrıca her bir hukuki konu ve meselenin çözümü uzman bilgisi gerektirmektedir. Bu sebeple de karşı karşıya kaldığınız hukuki uyuşmazlıklar ve olaylar için yetkin bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı, Yargıya taşınan uyuşmazlıklar açısından da dosyalarınızı yetkin bir avukat aracılığı ile takip etmenizi öneririz. Yukarıdaki makale ile ilgili olarak veya her türlü hukuki destek ve danışmanlık için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İçeriklerimiz

Yargıtay HGK: Döviz Cinsinden Süresiz Nafaka, 18 Yıl Sonra Hakkaniyet Gereği Uyarlanabilir - doeviz-cinsinden-sueresiz-nafaka-18-yil-sonra-hakkaniyet-geregi-uyarlanabilir

Yargıtay HGK: Döviz Cinsinden Süresiz Nafaka, 18 Yıl Sonra Hakkaniyet Gereği Uyarlanabilir

Yargıtay HGK, 18 yıl sonra döviz cinsinden süresiz nafakanın tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre uyarlanabileceğine hükmetti. Karar, nafaka davaları ve uyarlama talepler...

Trafik Kazalarında Kusur Tespitinde Çarpışma Noktasının Belirleyici Rolü - trafik-kazalarinda-kusur-tespitinde-carpisma-noktasinin-belirleyici-rolue

Trafik Kazalarında Kusur Tespitinde Çarpışma Noktasının Belirleyici Rolü

Trafik kazalarında kusur tespiti yapılırken araçların çarpışma noktası kritik öneme sahiptir. Yargıtay kararlarında da çarpışma yönü, hız ve kavşak önceliği kusur oranını doğrudan ...

HGK Kararı: Trafik Kazalarında Kusur Oranı Belirlenemediğinde %50-%50 Kusur Paylaşımı - trafik-kazalarinda-kusur-orani-belirlenemediginde-50-50-kusur-paylasimi

HGK Kararı: Trafik Kazalarında Kusur Oranı Belirlenemediğinde %50-%50 Kusur Paylaşımı

Trafik kazalarında kırmızı ışık ihlali ispatlanamazsa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre taraflar %50-%50 kusurlu sayılır. Bu içtihat tazminat davaları için önemlidir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik: Araçlarda Kamera ve Takip Sistemi Zorunluluğu - karayollari-trafik-yoenetmeliginde-degisiklik-araclarda-kamera-ve-takip-sistemi-zorunlulugu

Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik: Araçlarda Kamera ve Takip Sistemi Zorunluluğu

Karayolları Trafik Yönetmeliği değişikliği ile araçlarda kamera, takip sistemi ve acil buton zorunluluğu getirildi. Yeni düzenleme güvenlik ve trafik denetimi açısından önem taşıyo...

Yargıtay: Ehliyetsizlik Tek Başına Müterafik Kusur İndirimi Sebebi Değildir, İlliyet Bağı Şart - ehliyetsizlik-tek-basina-mueterafik-kusur-indirimi-sebebi-degildir-illiyet-bagi-sart

Yargıtay: Ehliyetsizlik Tek Başına Müterafik Kusur İndirimi Sebebi Değildir, İlliyet Bağı Şart

Yargıtay, ehliyetsizliğin tek başına müterafik kusur indirimi nedeni olamayacağını açıkladı. İndirimin geçerli olabilmesi için kazayla illiyet bağı somut delillerle ispatlanmalı.

Yargıtay: İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Arabuluculuk, Tahliye Hakkı Doğduktan Sonra Yapılmalı - ihtiyac-nedeniyle-tahliyede-arabuluculuk-tahliye-hakki-dogduktan-sonra-yapilmali

Yargıtay: İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Arabuluculuk, Tahliye Hakkı Doğduktan Sonra Yapılmalı

Yargıtay 3. HD, ihtiyaç nedeniyle tahliyede zorunlu arabuluculuk başvurusunun tahliye hakkı doğduktan sonra yapılması gerektiğine karar vererek yanlış başvuru zamanlamasının davayı...

Anayasa Mahkemesi’nden Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Önemli Hak İhlali Kararı  - anayasa-mahkemesi-nden-kisisel-verilerin-korunmasina-iliskin-oenemli-hak-ihlali-karari

Anayasa Mahkemesi’nden Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Önemli Hak İhlali Kararı

Anayasa Mahkemesi, kişisel sağlık verilerinin üçüncü kişilerle paylaşılması konusunda önemli bir hak ihlali kararı verdi. 05.08.2025 tarihli karar, kişisel verilerin korunması açıs...

Uzun Süreli Araç Kiralamada Trafik Kazası ve İşleten Sıfatının Belirlenmesi - uzun-suereli-arac-kiralamada-trafik-kazasi-ve-isleten-sifatinin-belirlenmesi

Uzun Süreli Araç Kiralamada Trafik Kazası ve İşleten Sıfatının Belirlenmesi

Uzun süreli araç kiralamada trafik kazası halinde husumet, işleten sıfatı ve sorumluluk tartışması; kira sözleşmesinin üçüncü kişilere etkisi ve fiili hâkimiyet Ankara BAM kararıyl...

Sahte Reçetelerde Eczacının Sorumluluğu ve Rücu Hakkı - sahte-recetelerde-eczacinin-sorumlulugu-ve-ruecu-hakki

Sahte Reçetelerde Eczacının Sorumluluğu ve Rücu Hakkı

Sahte reçete nedeniyle reçete bedeli eczacı üzerinde bırakılabilir. Eczacı zararı, sahtecilik eylemini gerçekleştiren kişilerden rücu yoluyla talep edebilir.

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.