Yargıtay'a Göre Başlık Parasının İadesi İstenebilir Mi?

Yargıtay'a Göre Başlık Parasının İadesi İstenebilir Mi?
22 Ağustos 2024

YARGITAY’A GÖRE BAŞLIK PARASININ İADESİ İSTENEBİLİR Mİ?

 

Ülkemizde her ne kadar sayısı azalmakta olsa da bir evlilik gerçekleşeceği zaman kadının ailesinin erkekten veya erkeğin ailesinden ‘’başlık parası’’ adı altında belli bir meblağ para talep ettiği görülmektedir. 

 

Peki belli bir borç ya da alacak-verecek ilişkisi yaratan başlık parası talebinin hukuki niteliği nedir? Başlık parasının örneğin boşanma olması durumunda iade edilmesinin istenilmesi  mümkün müdür? 

 

Geleneklere, yere örf ve adetlere dayanan bu uygulamanın hukuken bir karşılığı yoktur. Türk hukuk sistemi bu konuda bir düzenleme yapmamıştır ve başlık parası talebi ne yasak ne de yasaldır. Ancak başlık parasının talep edilmesi hukuka ve ahlaka aykırı bir eylemdir. 

 

Başlık parası hukukumuz bakımından ‘’eksik borç’’ olarak kabul edilmektedir. Eksik borç; alacaklısına ve borçlusuna talep ve takip(icra takibi) hakkı tanımayan borçlardır. Kumar borcundan ve bahisten doğan borçlar, evlilik simsarlığından doğan borçlar ve başlık parası borcu eksik borç olarak kabul edilebilir. Eksik borcun tarafların aralarında anlaşması suretiyle borçlu tarafından alacaklıya ödenmesinin önünde hukuken bir engel yoktur ancak bu borcun hukuki yollara örneğin dava ya da icra takibi yoluna başvurarak talep ve tahsil edilmesi mümkün değildir.

 

Yargıtay da başlık parasını eksik borç olarak kabul etmektedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/19529 E. 2014/20906 K.sayılı ve 24.06.2014 tarihli ilamına göre;

 

Davacı, davalı Y.. A..'ın kızı olan diğer davalı N.. A..'ı, oğlu M. Ö. ile evlendirebilmek için davalı babaya 6.000,00 TL güvence parası, 6.000,00 TL karşılığında altın ve 3.500,00 TL karşılığında giysi alınıp teslim edildiğini, davalı N. ile oğlunun evlendiğini ancak davalı Y.. A..'ın resmi nikah kıydırmadığını, resmi nikah istediklerinde kızının boşandığı eşinden nafaka aldığını ve davalının kızını alıp götürdüğünü, davalıların kendisini haksız yere 15.500,00 TL zarara uğrattıklarını belirterek davalılardan 15.500 TL alacağın tahsiline, mahkeme masraflarının davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

….

Dosya kapsamından davacı tarafından davalılara verilen paranın güvence parası başlık parası olarak verildiği anlaşılmıştır. Tanıklar da 5.000 TL'nin güvence parası olarak davacı tarafından davalı Yaşar'a verildiğini belirtmişlerdir. Davalılar da 5.000 TL güvence parasının davacı tarafından verildiğini kabul etmişlerdir. Kural olarak kişinin davranış özgürlüğü, hukuk ve genel ahlak kuralları ile sınırlıdır. Sözleşme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak aşılması veya etkilenmesinin müeyyidesi BK.nun 19 ve 20. maddelerinde gösterilmiş ve böyle bir bağıtın hükümsüz olduğu kabul edilmiştir. Kişinin dilediği kimse ile evlenmesi, yasanın öngördüğü sınırlar içinde, temel hak ve hürriyetinin bir gereğidir. Kızın babasının evlenmeye razı olmasının karşılığı olarak güvence parası, başlık adı altında aldığı mal veya para, bu ölçüler içinde hukuka aykırı düşeceğinden, bunu sağlayan bağıt ve taahhütler de hükümsüz sayılmalıdır. Bu nedenlerle güvence parası olarak alınan 5.000 TL'nin davacıya iadesine karar verilmesi gerekmiştir…” gerekçeleri ile davacının diğer taleplerinin reddine ancak bahsi geçen evliliği temin maksatlı güvence bedeline yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir. Evliliğin tarafların ortak ve hür iradeleri Medeni Kanun’un belirlediği ilkeler çerçevesinde yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Medeni Kanun ve diğer kanunlarda evliliği temin maksatlı güvence parası (başlık parası) adı altında bir bedelin istenebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu ad altında ödenen paranın genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğu belirgindir. Genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olarak ödenen parada eksik borç niteliğindedir ve dava yoluyla talep edilemez. Bu durumda mahkemece, davanın belirtilen gerekçelerle tümden reddi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

 

 

Karar özetinden de anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesi benzer gerekçelerle başlık parasının hukuaka ve genel ahlaka aykırı olduğunu ve bu yönde bir anlaşmanın geçersiz olduğunu dolayısıyla bu paranın iadesinin gerektiğini ifade ederken temyiz incelemesi neticesinde de mahkeme benzer gerekçeleri kabul etmekle birlikte başlık parasının eksik borç olması sebebiyle iadesinin ya da takibinin dava yoluyla sağlanamayacağına hükmetmiştir. Dolayısıyla başlık parasının iadesi tarafların aralarında anlaşmaları ile sağlanabilmekle birlikte bu işlemin dava ya da takip yoluyla sağlanması mümkün değildir.

 

İçeriklerimiz

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ - blog-6

TÜRK YARGI TARİHİNDE YENİ BİR ÇAĞ

Yapay zekanın hukuk alanında kullanımı giderek yaygınlaşırken, bu teknolojinin doğrudan yargılama süreçlerinde hangi amaçlarla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceği de tar...

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU - blog-5

İNTERNET BANKACILIĞI DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

İnternet ve mobil bankacılığın günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen para transferleri de...

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR - blog-4

İKAME ARAÇ VE KAZANÇ KAYBINDA “MAKUL SÜRE” SINIRI AŞILIYOR

Araçların arıza veya hasar nedeniyle uzun süre serviste kalması, araç sahipleri açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Özellikle ticari araçlarda tamir süresince aracın kul...

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR? - blog-3

TENKİS DAVASI NEDİR? SAKLI PAYI İHLAL EDİLEN MİRASÇI NE YAPABİLİR?

Miras bırakan, kural olarak malvarlığı üzerinde sağlığında veya ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde tasarrufta bulunabilir. Ancak bu tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk...

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı - blog-2

Danıştay'dan İlaç Geri Ödeme Sistemine Müdahale: Yürütmenin Durdurulması Kararı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 10 Ağustos 2026 tarihinde yayımladığı duyuru ile ilaç geri ödeme sistemini doğrudan ilgilendiren önemli bir yargı kararını kamuoyuna açıkladı. Danışta...

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI - blog-1

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

İŞÇİ DEVAMSIZLIĞININ HAKLI FESİH SAYILMASI

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi? - trafik-kazasinda-zarar-goeren-kask-kamerasi

Trafik Kazasında Zarar Gören Kask Kamerası İçin Sigortadan Tazminat İstenebilir mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında zarar gören kask kamerası ve ekipmanlar yönünden, zarar miktarı tam belirlenemese de tazminat talebinin reddedilemeyeceğini değerlen...

İhtiyari Arabuluculukta Telekonferans ve İrade Sakatlığı - ihtiyari-arabuluculukta-telekonferans

İhtiyari Arabuluculukta Telekonferans ve İrade Sakatlığı

Yargıtay’a göre, ihtiyari arabuluculuk görüşmesinin işveren şantiyesinde telekonferansla yapılması, tek başına irade sakatlığı sayılmaz ve tutanağın iptalini gerektirmez.

Anayasa Mahkemesi’nden 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 27/6. Maddesine İlişkin İptal Kararı - 5684-sayili-sigortacilik-kanunu-nun-27-6-maddesine-iptal-karari

Anayasa Mahkemesi’nden 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 27/6. Maddesine İlişkin İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, 5684 sayılı Kanun’un 27/6. maddesindeki meslekten men düzenlemesini iptal etti. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.