T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/12
KARAR NO : 2026/80
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/09/2023
NUMARASI : 2021/129 Esas 2023/552 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/01/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 27/01/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; olay tarihi olan17.02.2019 günü, ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki, ... plakalı motosiklet ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait ... plakalı motosiklette ve koruyucu ekipman ile diğer eşyalarında maddi hasar ve motosikletinde değer kaybı meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında ... plakalı motosiklet sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı motosikletin ZMMS ile davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, kaza sebebiyle, davalı ... Sigorta A.Ş’ye başvurulduğunu, fakat davalı tarafından yasal süresi içinde çözüm bulunamadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak dava değerini artırma ve diğer fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın kabulü ile; meydana kaza nedeniyle müvekkilin motosikletinde ve koruyucu ekipman ile diğer eşyalarında oluşan maddi hasar bedeli 8.000,00-TL ve motosikletin değer kaybına ilişkin olarak 500,00-TL olmak üzere toplam 8.500,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline, (dava değerinin ve harcın artırılması halinde artırılmış tüm değerler üzerinden ticari temerrüt-avans faizi yürütülmesine) karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ara karar doğrultusunda sunduğu dilekçe ile; 8.000,00 TL'lik talebini, kask bedeli 200,00 TL, bot bedeli 100,00 TL, mont bedeli 100,00 TL, eldiven bedeli 100,00 TL, kamera bedeli 1.500,00 TL, motosiklet hasarı olarak ise 6.000,00 TL olarak açıklamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17.02.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, 12.06.2018 başlangıç – 01.06.2019 bitiş tarihli ve 4101800747488 numaralı ZMMS Poliçesi ile ... adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 36.000,00 TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarının müvekkili sigorta şirketinin bu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalı aracın %25 kusurlu olduğu, davacı yanın ise %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirketçe sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuru oranında davacıya dava öncesi araç maddi zararının ödeme yapılmak istendiğini, iban bilgilerinin kendilerinden istendiği halde davacı tarafça geri dönüş yapılmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı vekilince açılan dava ile; davacının uğradığı trafik kazası neticesinde davaya konu edilen motosikletin değer kaybına uğradığı, hasar bedelinin eksik ödendiği, aksesuar zararı bulunduğu ileri sürülerek tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakta ise de, makine mühendisi bilirkişi raporunda açıklandığı ve dosya kapsamına göre sabit olduğu üzere, davaya ve kazaya konu motosikletin pert işlemine tabi tutulduğu bu anlamda değer kaybı talebinin dinlenemeyeceği, davacı tarafça dosya içerisine sunulan hasarlı motosiklet fotoğraflarının davacıya ait motosiklete ait bulunmadığı, sunulan diğer belgeler ışığında da her iki makine mühendisi tarafından düzenlenen rapor içeriklerine göre hasar tutarını belirlemenin mümkün olmadığı, davacı vekilince aksesuarların zarara uğradığı belirtilmiş ise de, hasara uğradığı ileri sürülen aksesuarların kaza anında zarar gördüğüne dair delillerin sunulamadığı, yine 2 adet kask kamerasının zarar gördüğü ileri sürülmüş ise de, hayatın olağan akışına göre motosiklet kullanımı esnasında kask üzerinde 2 adet kameranın kullanılmasının olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ile ve yargılama sırasında kazaya ilişkin belgeleri dosyaya sundukları halde yerel mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin dava konusu araçta değer kaybı olamayacağı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığını, müvekkiline ait ekipmanlar ile iki adet kameranın mevcut olduğuna dair kesin bilgi bulunmadığı yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedeli ile kaza sırasında zarar gören ekipman (kask, bot, mont ,eldiven, kamera) bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 17/02/2019 günü saat 12:50 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı motosikleti ile D-100 karayolu üzerinde Ankara istikametine doğru orta şeritte seyir halinde iken, ön ilerisinde aynı istikamette seyrini sürdürmekte olan davacı/sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin sağından geçiş yaptığı sırada davacı/sürücünün de aynı anda şerit değiştirmesi nedeniyle davalı şirkete sigortalı motosikletin sağ yan kısımları ile davacının yönetimindeki motosikletin karayolu üzerinde çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının, aracında meydana gelen değer kaybı ve zarar gören ekipman bedelinin ödetilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olay tarihi itibariyle kazaya karışan ... yönetimindeki ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde, davacıya ait ... plakalı aracın ise dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı vekili tarafından 01/03/2019 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunulduğu ancak sigorta poliçesine istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından 17/02/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının araç hasar bedeli, değer kaybı ve kaza sırasında zarar gören ekipman bedelinin ödetilmesi istemiyle açtığı davanın ispatlanamadığından, bahisle reddine karar verilmiş olup, somut olaydaki uyuşmazlık, dosya kapsamında yer alan ve taraflarca getirilen delil ve belgelerin davacının zararını ispata elverişli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere; 17/02/2019 tarihinde davacıya ait araç ile davalı şirkete sigortalı aracın çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ve her iki tarafın kabulü doğrultusunda sabit olup bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 14/10/2021 tarihli raporda ... plakalı ... marka motosikletin davacı/sürücüsü ...’nin; dava konusu maddi hasarlı/yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda %50 (YÜZDE-ELLİ ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı olay tarihinde davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... marka motosikletin dava dışı sürücüsü ...’in; maddi hasarlı/yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda % 50 (YÜZDE-ELLİ ) oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, alınan raporun dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun düştüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacıya ait motosikletin tramer kayıt bilgilerine göre 20.11.2015 tarihindeki ağır hasara bağlı “çekme belgeli” işlem gördüğü anlaşılmış olup, çekme belgeli bir araç için değer kaybı söz konusu olamayacağından ilk derece mahkemesi tarafından davacının araçta meydana gelen değer kaybı tutarının tahsiline yönelik talebinin reddine karar verilmesi doğrudur.
Davacı vekilinin araç hasar bedeli ve zarar gören ekipman bedelinin ödetilmesine yönelik istinaf itirazlarına gelince;
Her ne kadar davacı tarafından hasar hesabı yapılmasına imkan verebilecek fatura, eksper raporu gibi bir belge sunulmamış ise de; dosya kapsamında yer alan ve davalı sigorta şirketi tarafından ibraz olunan eksper raporunda davacıya ait aracın kafa demiri, kuyruk şasesi ve şase komplesi değişimi yapıldığı belirtilmiş, yine davacı tarafından sunulan fotoğraflardan kaza sırasında davacının motosiklet ekipmanı olarak kullandığı kask, bot, mont ve kameranın zarar gördüğü anlaşılmıştır.
Haksız fiil sorumluluğunda, TBK'nın 49. maddesi gereğince; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." haksız fiil sorumlusundan talep edilebilecek zarar sebep olduğu zarar olup, TBK'nın 50. maddesindeki "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü gereğince zarar miktarı tespit edilir. Zarar görenin talep edebileceği zarar gerçek zarar olup, zarar gören de bu kaza nedeniyle sebep olunan zararlarını talep edebilir.
Yukarıda belirtilen düzenlemeler uyarınca; davacıya ait araç ile davalı şirkete sigortalı aracın karıştığı çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının zarara uğradığı sabit olup, ilk derece mahkemesi tarafından davacının araç ve ekipman hasarına ilişkin olarak uğradığı zararın miktarı tam olarak belirlenememekle birlikte, dosya kapsamında yer alan kanıt ve belgeler ve bilirkişi raporu ile hesaplanacak tutarlar çerçevesinde tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusur durumları da dikkate alınarak hakkaniyet ilkesi çerçevesinde uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerle talebin tümü ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın yeniden görülerek açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilerek davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11/09/2023 tarihli, 2021/129 Esas - 2023/552 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.