Temyiz Kesinlik Sınırı Mahkemeye Erişim Hakkını Engeller mi?

Temyiz Kesinlik Sınırı Mahkemeye Erişim Hakkını Engeller mi?
25 Mart 2025

Temyiz Kesinlik Sınırı Mahkemeye Erişim Hakkını Engeller mi?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 5 Eylül 2024 tarihli kararında (B. No: 2019/15444), temyiz başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal etmediğine hükmetmiştir.

Başvurucu, hâkimin hukuki sorumluluğuna dayanarak devlet aleyhine açtığı tazminat davasının reddine karşı temyiz yoluna başvurmuş ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek temyiz başvurusunu reddetmiştir. Başvurucu ise bu kararın mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini öne sürmüştür.

Anayasa Mahkemesi, temyiz sınırının kanunilik ölçütüne uygun olduğunu, mahkemelerin iş yükünü hafifletme amacını taşıdığını ve hukuki öngörülebilirliği sağladığını değerlendirmiştir. Ayrıca, yargılama sürecinin hızlandırılması ve davanın görüldüğü mahkemenin başlı başına bir güvence teşkil etmesi dikkate alındığında, bu müdahalenin ölçülü ve orantılı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Bu karar, temyiz sınırlarının bireylerin adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisini ve mahkemeye erişim hakkının sınırlarını tartışmaya açan önemli bir değerlendirme niteliğindedir.

 

 

Temyiz Başvurusunun Kesinlik Sınırı Yönünden Reddedilmesi Nedeniyle Yapılan Başvuruya İlişkin Karar

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 5/9/2024 tarihinde, A.Ö. (B. No: 2019/15444) başvurusunda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Olaylar

Sulh hukuk mahkemesinde açılan davada sahte bilirkişi raporu düzenlendiği için davanın kaybedildiği iddiasıyla hâkimin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasını inceleyen Yargıtay dairesi, temyiz kanun yolu açık olmak üzere davanın reddine hükmetmiştir. Bu kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) dava değeri temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından temyiz kanun yoluna başvurulmasının miktar itibariyle mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine kesin olarak karar vermiştir.

İddialar

Başvurucu, hâkimin hukuki sorumluluğu gerekçesine dayanılarak devlet aleyhine açılan tazminat davasının reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz başvurusunun kesinlik sınırı yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Somut olayda başvurucunun hâkimin hukuki sorumluluğu nedeniyle devlet aleyhine açtığı tazminat davası ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay tarafından reddedilmiş, bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu HGK tarafından dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle incelenmemiştir.

Anayasa Mahkemesi, HGK'nın hâkimin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalarda temyiz kesinlik sınırı yönünden yaptığı sistematik yorumun ilgililer açısından öngörülebilir olduğunu değerlendirmiş, temyiz talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi esas alınarak reddedildiği dikkate alındığında müdahalenin kanunilik ölçütünü sağladığı sonucuna ulaşmıştır. Ayrıca yargılamaların daha kısa sürede sonuçlandırılması hususu göz önünde bulundurulduğunda söz konusu müdahalenin meşru bir amacının bulunduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda başvurucunun temyiz talebinin dava değerinin temyiz incelemesi için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle reddedilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin temyiz merciinin iş yükünün hafifletilmesi amacına ulaşma bakımından elverişlilik ve gereklilik unsurlarını sağladığı kanaatine varılmıştır.

Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı sorumluluk sebeplerinin düzenlenmesinin ve bu sebeplere dayalı olarak açılacak tazminat davalarının ise yüksek mahkemede (Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesinde) görülmesinin ilgililer açısından başlı başına güvence teşkil ettiği görülmüş; temyiz kanun yoluna başvurmak için bir sınır belirlenmişse de bazı dengeleyici tedbirlerin/imkânların da devreye sokulduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda bireysel başvuruya konu davanın değeri de göz önünde bulundurularak başvurucunun temyiz talebinin reddedilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin elde edilmek istenen kamu yararı amacı ile karşılaştırıldığında başvurucuya aşırı bir külfet yüklemediği ve orantılı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

İçeriklerimiz

Yargıtay HGK: Döviz Cinsinden Süresiz Nafaka, 18 Yıl Sonra Hakkaniyet Gereği Uyarlanabilir - doeviz-cinsinden-sueresiz-nafaka-18-yil-sonra-hakkaniyet-geregi-uyarlanabilir

Yargıtay HGK: Döviz Cinsinden Süresiz Nafaka, 18 Yıl Sonra Hakkaniyet Gereği Uyarlanabilir

Yargıtay HGK, 18 yıl sonra döviz cinsinden süresiz nafakanın tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre uyarlanabileceğine hükmetti. Karar, nafaka davaları ve uyarlama talepler...

Trafik Kazalarında Kusur Tespitinde Çarpışma Noktasının Belirleyici Rolü - trafik-kazalarinda-kusur-tespitinde-carpisma-noktasinin-belirleyici-rolue

Trafik Kazalarında Kusur Tespitinde Çarpışma Noktasının Belirleyici Rolü

Trafik kazalarında kusur tespiti yapılırken araçların çarpışma noktası kritik öneme sahiptir. Yargıtay kararlarında da çarpışma yönü, hız ve kavşak önceliği kusur oranını doğrudan ...

HGK Kararı: Trafik Kazalarında Kusur Oranı Belirlenemediğinde %50-%50 Kusur Paylaşımı - trafik-kazalarinda-kusur-orani-belirlenemediginde-50-50-kusur-paylasimi

HGK Kararı: Trafik Kazalarında Kusur Oranı Belirlenemediğinde %50-%50 Kusur Paylaşımı

Trafik kazalarında kırmızı ışık ihlali ispatlanamazsa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre taraflar %50-%50 kusurlu sayılır. Bu içtihat tazminat davaları için önemlidir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik: Araçlarda Kamera ve Takip Sistemi Zorunluluğu - karayollari-trafik-yoenetmeliginde-degisiklik-araclarda-kamera-ve-takip-sistemi-zorunlulugu

Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik: Araçlarda Kamera ve Takip Sistemi Zorunluluğu

Karayolları Trafik Yönetmeliği değişikliği ile araçlarda kamera, takip sistemi ve acil buton zorunluluğu getirildi. Yeni düzenleme güvenlik ve trafik denetimi açısından önem taşıyo...

Yargıtay: Ehliyetsizlik Tek Başına Müterafik Kusur İndirimi Sebebi Değildir, İlliyet Bağı Şart - ehliyetsizlik-tek-basina-mueterafik-kusur-indirimi-sebebi-degildir-illiyet-bagi-sart

Yargıtay: Ehliyetsizlik Tek Başına Müterafik Kusur İndirimi Sebebi Değildir, İlliyet Bağı Şart

Yargıtay, ehliyetsizliğin tek başına müterafik kusur indirimi nedeni olamayacağını açıkladı. İndirimin geçerli olabilmesi için kazayla illiyet bağı somut delillerle ispatlanmalı.

Yargıtay: İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Arabuluculuk, Tahliye Hakkı Doğduktan Sonra Yapılmalı - ihtiyac-nedeniyle-tahliyede-arabuluculuk-tahliye-hakki-dogduktan-sonra-yapilmali

Yargıtay: İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede Arabuluculuk, Tahliye Hakkı Doğduktan Sonra Yapılmalı

Yargıtay 3. HD, ihtiyaç nedeniyle tahliyede zorunlu arabuluculuk başvurusunun tahliye hakkı doğduktan sonra yapılması gerektiğine karar vererek yanlış başvuru zamanlamasının davayı...

Anayasa Mahkemesi’nden Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Önemli Hak İhlali Kararı  - anayasa-mahkemesi-nden-kisisel-verilerin-korunmasina-iliskin-oenemli-hak-ihlali-karari

Anayasa Mahkemesi’nden Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Önemli Hak İhlali Kararı

Anayasa Mahkemesi, kişisel sağlık verilerinin üçüncü kişilerle paylaşılması konusunda önemli bir hak ihlali kararı verdi. 05.08.2025 tarihli karar, kişisel verilerin korunması açıs...

Uzun Süreli Araç Kiralamada Trafik Kazası ve İşleten Sıfatının Belirlenmesi - uzun-suereli-arac-kiralamada-trafik-kazasi-ve-isleten-sifatinin-belirlenmesi

Uzun Süreli Araç Kiralamada Trafik Kazası ve İşleten Sıfatının Belirlenmesi

Uzun süreli araç kiralamada trafik kazası halinde husumet, işleten sıfatı ve sorumluluk tartışması; kira sözleşmesinin üçüncü kişilere etkisi ve fiili hâkimiyet Ankara BAM kararıyl...

Sahte Reçetelerde Eczacının Sorumluluğu ve Rücu Hakkı - sahte-recetelerde-eczacinin-sorumlulugu-ve-ruecu-hakki

Sahte Reçetelerde Eczacının Sorumluluğu ve Rücu Hakkı

Sahte reçete nedeniyle reçete bedeli eczacı üzerinde bırakılabilir. Eczacı zararı, sahtecilik eylemini gerçekleştiren kişilerden rücu yoluyla talep edebilir.

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.