Sigorta Tahkimde Belirsiz Alacakta İtiraz Yolunun Açıklığı: Parasal Sınır Engel Değildir

Fazlaya İlişkin Hak Saklı Tutulan Sigorta Tahkim Başvurularında Hakem Kararının Kesinlik Niteliği ve İtiraz Yolu
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2023/4557 Esas, 2025/2622 Karar sayılı ilamında, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan başvurularda, dava dilekçesinde gösterilen miktarın kesinlik sınırının altında olmasının tek başına hakem kararını kesin hâle getirmeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı vekili, 100,00 TL değer kaybı tazminatı talep etmiş; ancak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Uyuşmazlık Hakemi tarafından başvurunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı ise, dava değerinin 5.000 TL’lik kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.
Yargıtay, talebin niteliğine dikkat çekmiş; üst sınırı belirli olmayan ve fazlaya ilişkin hakların açıkça saklı tutulduğu bir başvuruda, kararın HMK anlamında kesin kararlardan sayılamayacağını belirtmiştir. Bu nedenle, Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı itiraz yolunun açık olduğu, İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu içtihat, Sigortacılık Kanunu m. 30/12’de düzenlenen kesinlik sınırının, talebin gerçek hukuki niteliğinden bağımsız şekilde yalnızca dava dilekçesinde yazılı miktar esas alınarak uygulanamayacağını ortaya koymaktadır. Belirsiz alacak veya fazlaya ilişkin hak saklı tutularak açılan başvurularda, hakem kararının kesin olduğu yönündeki değerlendirme hukuka uygun değildir.
YARGITAY KARARI:
4. Hukuk Dairesi 2023/4557 E. , 2025/2622 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/576 Değişik İş, 2022/576 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2022/İHK-29990
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI
SAYISI : K-2022/111433
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.06.2021 tarihinde davacının aracı ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracın hasar gördüğünü, değer kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybının 25.10.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporuna göre davacının aracında değer kaybının olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, her iki tarafça ibraz edilen yazılı deliller ve davalı ... tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunun birlikte incelenmesinden, davacının aracının 14.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazasında da, davaya konu 20.06.2021 tarihli trafik kazasında olduğu gibi hasar aldığı, aracın hasar gören parçaları, rayiç değeri, kaza tarihindeki km’si, modeli ve markası da dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda değer kaybının bulunmadığının tespit edildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 15 inci fıkrası uyarınca hakemlerin kendilerine sunulan evraklar üzerinden karar vereceği, dosyada bulunan yazılı deliller çerçevesinde ispatlanamayan davacının talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından 100,00 TL değer kaybı tazminatının istendiği, her ne kadar itiraz dilekçesinde davanın belirsiz alacak olarak açıldığı söylense de başvuru dilekçesinin niteliği itibariyle davacı tarafça kısmi davanın açıldığının görüldüğü, başvurudan sonra da dava değerinin artırılmadığı, ekspertiz raporları ile daha yüksek rakamların tespit edilmediği, davalı ... şirketinin de aracın aynı bölgeden eski hasarı bulunması nedeniyle araçta değer kaybının oluşmayacağını belirttiği, buna göre davacının aracında değer kaybının bulunmadığı, Uyuşmazlık hakemince kesin olarak karar verildiği, davanın değerinin 100,00 TL olduğu, verilen uyuşmazlık kararının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesinde öngörülen 5.000,00 TL kesinlik sınırının altında kaldığı, Uyuşmazlık Hakemi kararının kesin olup itiraz yolunun kapalı olduğu, Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı davacı vekilinin itiraz hakkı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 16 ncı fıkrasına göre hakemlerin, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecbur olduğu, Uyuşmazlık Hakeminin bu süre geçtikten sonra karar verdiğini, bu nedenle kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, aracın kaza tarihinden bir gün önceki rayiç değeri ile kazadan bir gün sonraki rayiç değeri arasındaki farkın tespit edilmesi suretiyle araçta meydana gelen değer kaybının hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracının hasar görmesi sebebiyle değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
1. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12 nci maddesinde “Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir…” hükmü düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakemi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince kararın kesin olduğu, Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı davacı vekilinin itiraz hakkı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilince dava dilekçesinde 100,00 TL tazminat talebinde bulunulurken fazlaya dair haklar saklı tutulmuş olup, davada talep edilebilecek üst sınır tazminat miktarı da belli olmadığından Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen karar, talebin içeriğine ve HMK hükümlerine göre kesin olan kararlardan olmayıp, itirazı kabil kararlardandır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen karar kesin nitelikte olmadığından, davacı vekilinin itiraz başvurusu hakkında İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakemi kararının kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin itiraz başvurusunun reddine dair verilen karar doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İletişim Formu
YASAL UYARI
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.









