Araç Çalındı’ Savunması Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz !

Araç Çalındı’ Savunması Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz !
9 Ocak 2026

Araç Çalındı’ Savunması Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, trafik kazasına karışan aracın çalıntı veya gasp edilmiş olduğu iddiası, işletenin sorumluluktan kurtulması bakımından tek başına yeterli değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca işleten; yalnızca çalınma olgusunu değil, çalmanın önlenmesi için olağan, makul ve uygulanabilir tüm tedbirleri aldığını da somut ve inandırıcı delillerle ispatlamakla yükümlüdür.

Bu kapsamda, aracın kapı ve camlarının kapalı olup olmadığı, kontak anahtarının güvenli şekilde muhafaza edilip edilmediği, anahtar sayısı, anahtarlara kimlerin erişiminin bulunduğu, çalışanların seçimi ve denetimi, aracın bırakıldığı yerin güvenliği, çalınma iddiasına ilişkin kolluk başvurusunun zamanı ile parmak izi ve benzeri teknik bulgular birlikte değerlendirilmeden işletenin sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda çalıntı veya gaspedilen araçların neden olduğu zararlar teminat dışı hâl olarak düzenlenmiş olmakla birlikte, bu düzenleme ancak işletenin KTK m.107 kapsamında sorumluluktan kurtulduğu hâllerde sigortacı yönünden sonuç doğurur. İşletenin gerekli dikkat ve özeni gösterdiği ispatlanamadığı takdirde, gerçek işleten ile ZMSS sigortacısının zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilir.

Nitekim incelenen kararda; anahtarların muhafaza şekli, çalışanların araca erişimi, parmak izi tespitleri ve çalınma iddiasına ilişkin zamanlama birlikte değerlendirildiğinde işletenin özen yükümlülüğünü yerine getirdiği kanıtlanamadığından, çalınma savunması reddedilmiş; işleten ile sigortacının zarardan birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

 

YARGITAY KARARI:

 

4. Hukuk Dairesi         2023/8152 E.  ,  2024/7512 K.

 

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/151 E., 2022/1241 K.
DAVA TARİHİ : 07.01.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ,müvekkilinin işleteni olduğu park hâlindeki aracın davalının maliki ve trafik sigorta şirketi olan aracın çarpıp kaçması sonucu hasarlandığını, çarpan aracın davalıya ait olduğunun emniyete yapılan ihbar üzerine anlaşıldığını ancak davalının suç uydurarak aracının çalındığını iddia ederek kaza tespit tutanağını imzaladığını, tutanağa aktarılan bu iddia nedeniyle davalı ... şirketinin hasar bedelini ödemekten kaçındığını, oysa davalının çalıntı yönünde bir ihbarı bulunmadığı gibi tanık beyanlarına göre de aracı kullananın davalının oğlu olduğunu ileri sürerek 11.315,62 TL tutarındaki hasarın tazminat bedeli ile 580,85 TL tutarındaki hasar tespit giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.


II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; bahsi geçen aracın müvekkilinin ticari aracı olduğunu, iş sonrasında dükkanının önüne park ederek bıraktığı yerden hırsız ya da hırsızlar tarafından çalınmak suretiyle müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında iddia edilen olayın meydana geldiğini, müvekkili evinde iken aracını park ettiği dükkanının önünden çalınıp dava konusu olaya karıştığını gece evine gelen polislerden öğrendiğini, aracın ikinci el olarak alındığını ve yedek anahtarının da bulunmadığını, ihbar üzerine polislerle birlikte iş yerine gidilerek aracın anahtarının müvekkilinin her zaman muhafaza ettiği çelik kasasından çıkarıldığını ve polise teslim edildiğini, aracın kelebek camı tabir edilen camının aralanarak kapısının içeriden açılarak çalındığının anlaşıldığını, çalınma olayında müvekkiline atfedilebilecek kusur ve ihmalin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; talep edilen zararın kaza tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.3. maddesine göre teminat kapsamı dışında kaldığını, çalınan veya gasp edilen araçlar nedeniyle işletenin sorumluluktan kurtulabildiği hâllerde sigortacının da sorumluluktan kurtulacağını, kusur durumunu ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.07.2014 tarihli, 2014/5 Esas 2014/184 karar nolu kararı ile; davacıya ait aracın davalının aracının çarpması sonucunda hasarlandığı, davacının hasar bedelini davalı ile davalının sigorta şirketinden talep ettiği, davalının ise aracının o gece çalınmış olduğunu, aracın çalındığından ve kazadan polisler gelince haberdar olduğunu beyan ettiği, kazayı gören olmadığı gibi tanık beyanlarından da aracın çalınmamış olduğunun anlaşıldığı, davalı ile yakınları tarafından hasarın gerçekleştirildiğine ilişkin delil bulunmadığı, davalı ... şirketinin aracın çalındıktan sonra sebep olduğu zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ( Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 24.11.2014 tarihli ve 2014/20445 Esas, 2014/16711 Karar sayılı kararı ile;
“…Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarının tahsili istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK'nun 107.maddesinde, “ Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. ZMSS Genel şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, 2918 sayılı KTK.nun 107. maddesi uyarınca, işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için aracın sadece çalındığını kanıtlaması yetmemekte, bununla birlikte çalmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildiği halde, çalmanın önüne geçilemediğini de kanıtlaması gerekmektedir.
Davalılar davacıya ait aracın hasar görmesine neden olan aracın kayıt maliki ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır.
Somut olayda, davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Araçta düz kontak yapılmadığı, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu tespit edilmiştir. Gerçek işleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktır. İşletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir. İşleten ve fiillerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarının ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Direnme Kararı
Mahkemenin 09.06.2015 tarihli ve 2015/561 E., 2015/591 K. sayılı kararı ile; bozma kararı gerekçesinde belirtilen çalındığı iddia olunan araçla ilgili kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcılarını seçmede, talimat vermede, denetlemede her türlü özenin gösterildiği ve bunların somut delillerle ispatının mümkün olmadığı, kazanın 27.01.2013 günü 22.20 sıralarında meydana geldiği, davalıya ait aracın, davacının aracı dışında park hâlindeki birçok araca çarparak kaçtığı ve başka bir sokakta park hâlinde bulunduğu, kazayı gören olmadığı gibi herhangi bir kamera kaydının da olmadığı, davalının, çocuklarının ve çalışanlarının söz konusu kasalı ticari aracı dükkanda taşıma işlerinde kullandıklarının ve dükkanın önünde açıkta park hâlinde bıraktıklarının dosya kapsamından anlaşıldığı, olayın pazar gecesi meydana geldiği, dükkanın o gün kapalı olduğu, dolayısıyla davalının aracı kontrol etme imkanın olmadığı, fark etme gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davalının kazadan sonra polis memurlarının eve gelmesi ile kazadan haberdar olduğunun sabit olduğu, davalının oğlunun kaza gün ve saatinde arkadaşlarıyla maç izlediğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, davalının dükkanının faaliyet gösterdiği (doğrusu göstermediği) pazar günü çalışanlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, davalının aracın tek anahtarı olduğunu ve dükkanda kasada olduğunu söylediği ve polislerce de aynı gün akşam kasada olduğunun tespit edildiği, araçta davalı çalışanlarının, eşinin, çocuğunun izi mevcut olup aracı kullananlar olduklarından parmak izlerinin bulunmasının normal olduğu, aracın düz kontak yapılarak çalıştırılmadığı yani anahtarla çalıştırıldığının emniyet tutanakları ile belirlendiği, araç eski bir kamyonet olup herhangi bir şekilde ve başka anahtarla çalıştırılmasının mümkün olabileceği, aracın davalı veya çalışanlarınca kullanıldığı ve kaza yapıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/9227 soruşturma ve 2013/6269 karar nolu dosyasında davalı ve çalışanları ile oğlu hakkındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçundan delil yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı Yalova Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazın reddedildiği, davalının kusurlu olduğu ve özen görevini yerine getirmediği yönünde delil bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Daire Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2016 tarih ve 2016/20329 Esas, 2017/5891 Karar sayılı kararı ile; "...Dairemizin 24.11.2014 gün, 2014/20445 esas ve 2014/16711 karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığı ..." gerekçesiyle 6763 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
"Davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 tarihinde saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Aynı gece park hâlindeki birden çok araca çarpılmıştır. Araçta düz kontak yapıldığı yönünde bir bulguya rastlanılmadığı belirtilmiş, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu belirlenmiştir. Kovuşturma raporlarında aracın çalındığı yönünde müşteki Berat’ın beyanı dışında bir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça aracın anahtarlarının kasada muhafaza edildiği belirtilmesine rağmen, işyerinde çalışan tanık ... yeminli ifadesinde “…arabanın 4-5 tane anahtarı vardı dükkanda asılı dururdu bunlardan bir tanesi arabayı çalıştırıyordu diğerleri ise arabanın ön ve arka kapısını açıyordu araba eski model olup kapıların ve motorun çalıştırılması ayrı ayrı anahtarları vardı araba çalındığında ve sonrasında anahtarların dükkanda olup olmadığını bilmiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece, işletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olup olmadığı noktasında yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. "
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA" karar verilmiştir.

E. Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Bozmasına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davalı ...'in dava konusu kazaya karışan aracın gözetimi yönünden gerekli tüm dikkat ve özeni göstermediği, bu sebeple davalı ...'in gerçek işleten olarak farazi işleten (hırsız ve gasp eden) kişi ile müteselsilen sorumlu olacağı, bu aracın meydana getirdiği eşyaya ve bedene verilen zararlardan işleten sorumlu olduğundan, onun trafik sigortasını yapan davalı ... şirketinin de sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 11.315,62 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 27.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte, davalı ...yönünden ise dava tarihi olan 01.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Davalı ...nin poliçe limiti ile sorumlu olmasına) karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kararın yeterli inceleme yapılmaması nedeniyle bozulmasına rağmen bozma ilamı sonrası mahkemece hiçbir inceleme yapılmaksızın kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, hasar miktarına ilişkin de bir inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, zarara davalının sebebiyet verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davalının aracın gözetimi yönünden tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, davalı tanığı Recep'in de ifadesinde aracın tek anahtarı olduğunu söylediğini, aracın kapı ve camlarının kapalı olması, anahtarının kasada olması, davalının aracın çalındığını öğrendiğinde emniyete başvurmuş olmasının tüm dikkat ve özeni gösterdiği hususunu sabit kıldığını, yine kovuşturmaya yer olmadığı kararında mala zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu davalının işlediğine dair yeterli delilin bulunmadığını tespit ettiği, aracın dükkan işlerine tahsis edilmesi nedeniyle dükkan çalışanlarının parmak izlerinin çıkmasının olağan olduğunu, görevsizlik kararı nedeniyle lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.


C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan , diğer davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 mad maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.


VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

İçeriklerimiz

Araç Çalındı’ Savunması Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz ! - arac-calindi-savunmasi-sorumlulugu-ortadan-kaldirmaz

Araç Çalındı’ Savunması Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz !

Çalıntı araç savunması, Yargıtay kararları ışığında işletenin sorumluluğunu kaldırmaz ZMSS sigortacısı da müteselsilen sorumlu kalır trafik kazası ispat yükü aittir.

Rent a Car Araç Kiralamalarında İşleten Sıfatı Kime Aittir? - rent-a-car-arac-kiralamalarinda-isleten-sifati

Rent a Car Araç Kiralamalarında İşleten Sıfatı Kime Aittir?

Rent a car araç kiralamalarında, Yargıtay HGK kararına göre uzun süreli kira halinde işleten sıfatının kiracıya ait olduğu kabul edilmektedir.

2026 Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Ücret Tarifesi - sigorta-tahkim-komisyonu-2026-basvuru-uecret-tarifesi

2026 Sigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Ücret Tarifesi

Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru ücretleri 2026 yılı için güncellendi ve 01.01.2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi, itiraz başvurularında aynı şekilde uygulanacaktır.

Dava Açıldıktan Sonra Islahla Taraf Değiştirilemez - dava-acildiktan-sonra-islahla-taraf-degistirilemez

Dava Açıldıktan Sonra Islahla Taraf Değiştirilemez

Ankara BAM 24. Hukuk Dairesi kararında dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen kişinin sonradan ıslah yoluyla taraf olamayacağı hükme bağlanmıştır.

2026 Yılında Zorunlu Trafik Sigortasında Asgari Teminat Tutarları Güncellendi - 2026-yilinda-zorunlu-trafik-sigortasinda-asgari-teminat-tutarlari-guencellendi

2026 Yılında Zorunlu Trafik Sigortasında Asgari Teminat Tutarları Güncellendi

2026 zorunlu trafik sigortası asgari teminat tutarları sağlık giderleri ile sakatlanma ve ölüm teminatlarında artış yapılarak yürürlüğe girdi.

2026 Yılı Arabuluculuk Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı - 2026-yili-arabuluculuk-uecret-tarifesi

2026 Yılı Arabuluculuk Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı

2026 yılı arabuluculuk ücret tarifesi Resmî Gazete’de yayımlandı, arabuluculara ödenecek ücret ve giderlere ilişkin esaslar belirlendi.

2026 Yılı Bilirkişilik Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı - 2026-yili-bilirkisilik-uecret-tarifesi-resmi-gazete

2026 Yılı Bilirkişilik Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı

2026 yılı bilirkişilik ücret tarifesi Resmî Gazete’de yayımlandı, yargılamalarda bilirkişilere ödenecek ücret ve gider esasları belirlendi.

2026 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı - 2026-yili-taniklik-uecret-tarifesi

2026 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de Yayımlandı

2026 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi Resmî Gazete’de yayımlandı, ceza muhakemesinde tanıklara ödenecek ücret ve gider esasları belirlendi.

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.